TÜRKLERİ NASIL YENERİZ FENER RUM PATRİĞİNİN AĞZINDAN RUS ÇARINA MEKTUP

Osmanlı döneminde Osmanlıya karşı mora isyanını tertipleyen fener rum patriği Gregorius’un 1821 yılında Rus Çarına yazdığı ibretlik Mektuptan Bazı Bölümler

" Türkler’i maddeten ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Türkler Müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukavemetlidir .Gayet mağrurdurlar ve izzet-i iman sahibidirler .Bu hasletleri ,dinlerine bağlılıklarından kadere rıza göstermelerinden ,ananelerinin kuvvetinden ,padişahlarına (Devlet adamlarına, büyüklerine) olan itaat duygularından gelmektedir.
Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ve idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da ananelerine olan bağlılıklarından, ahlaklarının sağlamlığından gelmektedir. Türkler’de evvela itaat duygusunu kırmak ve manevi bağlarını parçalamak, dini sağlamlığını zayıflatmak icap eder. Bunun da en kısa yolu, milli geleneklerine ve maneviyatlarına uymayan harici fikirler ve hareketlere alıştırmaktır.
Maneviyatları sarsıldığı gün Türkler’in kendilerinden şeklen çok güçlü, kalabalık kuvvetler önünde zafere götüren asıl kuvvetleri sarsılacak ve maddi vasıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. Bu sebeple Osmanlı Devleti’ni tasfiye için mücerred olarak harp meydanlarındaki zaferler kafi değildir. Yapılacak olan; Türkler’e bir şey hissettirmeden, bünyelerindeki tahribatı tamamlamaktır. "

Gregorius’un sonu ne oldu

Osmanlı’nın başına en büyük belâyı açan hâdiselerden biri ise, Sultan İkinci Mahmud’un pâdişahlığı döneminde (1808-1839) ortodoks patriği olan ikinci Ghrighorius’un tahrîkiyle patlak vermiştir. Yunanistan’ı Osmanlı topraklarından kopararak, bağımsız bir hristiyan devleti kurmak için ayaklanan Rum çetelerine gizliden gizliye para ve silâh yardımı yapıp, Mora isyânını açıktan açığa kışkırttığı tespit edilen bu nankör patrik; 22 Nisan 1821 günü, hristiyanların kutsal saydığı paskalya gecesinde, resmî elbisesiyle birlikte patrikhânenin orta kapısında asılmıştır. Hıristiyan din adamları ve rahibeler o günden itibaren siyah cübbe giymeyebaşladılar.

İhânet ve nankörlüğünün bedelini canıyla ödeyen bu aşağılık adam, küstahlık ve cür’etkârlıkta o kadar ileri gitmişti ki, gizli mektupları yakalanınca; “Bizans kartalı uçacak, âyin tamamlanacak, Türkler İstanbul’dan kovulacaktır! Bu gerçekleşinceye kadar bu kapı kapalı kalacaktır!”(8) safsatasını sayıklayıp durmaktan çekinmemiştir. Bu kapıyı bugün ısrarla, hâlâ kapalı tutmaları, bu kâfirlerin kin ve küfürlerinde ne kadar azîmli olduklarını açıkça göstermektedir!

KAYNAKLAR
Bilinmeyen Osmanlı İsimli Kitap. Prof. Dr. Ahmed Akgündüz. · Osmanlı Araştırma Vakfı · Basım Tarihi : 03 – 2000
Yunan Mezalimi isimli kitap - Kadir MISIROĞLU, Sebil Yayınları
Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi
İsmail Hakkı Uzunçarşılı:Osmanlı Tarihi
Yusuf Akçura:Osmanlı Devleti’nin Dağılma Devri
Osmanlı Arşivleri