GİZEMLİ BİR TAŞ: MUALLAK TAŞI
        Mirâc’ın başlama noktası……….


        İslâmî inanışa göre, Miraç Gecesi, Peygamber Efendimiz Göğe yükselirken ayaklarının altındaki kaya parçası da onunla birlikte kopmuş ve yükselmeye başlamış. Peygamber Efendimiz, bunu fark edince kayaya, "Dur!" diyor, bu noktada kaya havada asılı kalıyor. Onu havaya kaldıran kudretle, dur diyen güç arasında kalıyor. Bu yüzden, bu kayaya "Muallak Taşı" adı verilmiş. Kaya, bir süre sonra tekrar yere düşüyor ve düştüğü yerin çevresine altın kubbeli camii inşa ediliyor. Camiinin içinde dev bir kaya var, alttaki fotoğrafta görebilirsiniz. Bir diğer önemli nokta ise, bu kayanın altında bulunan oyukta, PeygamberEfendimiz'in ilk kez Hz. Adem'den kendisine kadar insanlara gönderilmiş tüm Peygamberlerle beraber namaz kıldığına inanılıyor.

aa

Muallak taşının kuzey-güney çapı 18 metre, doğu-batı çapı 13.5 metre uzunluğundadır. Mübârek taşın en yüksek yeri ise yerden 2 metre, en alçak yeri yerden 1.25 metre yüksekliğindedir. Üstündeki görkemli kubbenin dışı kurşun üstüne altın kaplanmış. Çapı 20.2, yüksekliği 20, en tepe noktası ise 35 metre olan kubbenin iç kısmında bulunan nakış ve motiflerin güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmez.
1099'da Haçlı orduları Kudüsü zaptedince, Kubbetü's-Sahra'yı saray haline getirmişlerdir. Ancak 1187'de Selahaddin Eyyûbî, Kudüs'ü tekrar fethedince, sarayı bozarak tekrar cami haline getirmiştir. Osmanlı İmparatorluğu devrinde, Kanuni Sultan Süleyman Han döneminde iki defa, daha sonra da İstanbul'dan giden Mimar Kemalettin Bey tarafından1920 yılında üçüncü defa tamir edilmiştir. Kubbetü's-Sahra'nın içinde mübarek emanetlerin muhafaza edildiği sandıklar mevcuttur. Peygamber Efendimiz'in ve Hz. Hamza'nın sancakları, buradaki mübarek emanetlerin en önemlilerindendir.